Derhal Önlem Alın!

Hava Trafik Kontrol Merkezine beklenen sona gelinmiştir! Sivil Havacılık Dairesinin Ercan Hava Sahasını güvenli şekilde işletecek yeterli sayıda Hava Trafik Kontrolörü bulunmamaktadır. Şimdiki ve geçmiş Hükümetlerin ihmalkarlığı ve vurdumduymazlığı sayesinde hava trafik kontrolörlüğü mesleği tercih edilmeyen sorunlu bir meslek haline getirilmiştir. Son iki sene içerisinde 9 kişi daha iyi koşullardaki diğer mesleki pozisyonlar nedeniyle Hava Trafik Kontrolörlüğünden istifa etmiş, 2 kişi de emekli olmuştur. Açılan münhallere rağmen mesleğe başvuranlar iki elin parmak sayısını geçmemekte, tüm sınavlarda başarı sağlayıp mesleğe girmeyi hak edenler de ne ile karşı karşıya olduklarını görünce haklı olarak kendini kurtarmanın yollarını aramaktadırlar.

Normalde en az 4 ekip olması gereken yerde şu an hem 3 ekip düzenine geçilmiş hem de ekiplerde çalışan personel sayısı güvenli çalışma standartlarının çok altına düşmüştür. Hava trafik kontrolörleri, bırakın sosyal hayat ve aile düzenini, dinlenme imkanı bile bulamadan tekrardan göreve çağrılmaktadırlar. Mevcut düzende personelin günlük izne çıkması bile mümkün değildir. Hasta olup da işini yapamayacak personelin iyileşene kadar yerine koyacak muadili kalmamıştır. Hava trafik kontrol merkezi yıllar içinde çalışanlar için tam bir ömür törpüsüne dönüşmüştür.

Bu noktaya gelinmemesi amacıyla yıllardır Hükümetlere çağrı yapmakta, zaman zaman eylem ve grev ortaya koymaktayız. Ancak maalesef ülkemiz yönetenleri durumu algılayamamaktadır. Ülkemiz Hava Trafik Kontrol sisteminin çökmesi an meselesidir, daha fazla bu yükü kaldıramıyoruz. Bir an önce harekete geçmezseniz, personel iş yükü altında ezilecek ve yorgunluktan dolayı oluşacak olası bir felaketin bedelini ne siz ne bizler ödeyebileceğiz. Hava sahasını ve insanların canını güvende tutmak istiyorsanız derhal önlem alın!

Duyuru kategorisine gönderildi

Bizden Bu Kadar…

Yıllardır defalarca uyarısında bulunduğumuz ve tamamen personel fedakarlıkları ile ayakta duran Ercan Hava Trafik Kontrol Merkezi, gitgide büyüyen sorunlar nedeniyle, mevcut ve önceki hükümetlerin duyarsızlıklarından dolayı artık gayrı faal olma noktasına gelmiştir.
Gelmiş geçmiş hükümetlerin Hava Trafik Kontrol Hizmetleri’nin yürütülmesi konusundaki beceriksizliği ve vurdumduymazlığı yüzünden her geçen gün personel azalmakta, açılan münhallere, münhal kadrosundan daha az aday başvurmakta ve yanlışlıkla alınabilen personel ise, içerde ne ile karşılaştığını anladıktan sonra başka kadrolara müracaat edip veya istifa edip hizmetten ayrılmaktadır. Son 6 yılda 75 kişilik münhal açılmasına rağmen, şu anki personel sayısı 6 yıl öncesine nazaran 12 kişi daha azdır. Tüm dünyada gözde bir meslek olan Hava Trafik Kontrolörlüğü maalesef ülkemizde yaratılan çalışma koşulları nedeniyle tercih edilmiyor. An itibariyle limitlerin altında çalışan sayısı ile Hava Trafik Kontrol Şube Amirinin ve personelin fedakarca çalışmaları sonucu ayakta tutulmaya çalışılan hava trafik hizmetleri, uykusuz ve yorgun personel tarafından yürütülmekte ve personel eve dinlenmeye gidememektedir. Son olarak kadroda pozitif vaka çıkması nedeni ile kadronun üçte biri karantinaya girmiş, geriye kalan personel ile birlikte müdür, amir, ekip şefleri dahil angarya çalışarak hava trafiğinin akışını devam ettirmeye çalışmaktadır. Bizlerin artık dayanacak gücü kalmamıştır. Hükümet edenlerin boş lafları bu gemiyi yürütmemektedir. Ya derhal icraata başlarsınız ya da biz de oturup sizler gibi ipin kopmasını seyrederiz. Bugünden sonra çalışandan artık fedakarlık beklemeyin bizden bu kadar.

Duyuru kategorisine gönderildi

Hükümet Çalışanlarının Sağlığını Korumak Zorundadır!

İlk kovid vakalarının görüldüğü Mart 2020’den beri Ercan Havalimanında görevli tüm personel, sağlığını riske atarak haftada yedi gün yirmi dört saat, ambulans uçuşlara, askeri ve devlet uçuşlarına, transit ve lokal sivil hava trafiğine hizmet vermeye kesintisiz devam etmiştir.

Son günlerde ülkemizinim genel kötü gidişatına bağlı olarak Ercan Havalimanında çalışan personeldeki kovid vakalarında artış görülmeye başlanmıştır. Devlet, kamu yasası gereği kendi personeline sağlıklı bir çalışma ortamı hazırlamakla yükümlüdür. Bu nedenle yasaların birinci dereceden uygulayıcısı olan Hükümet, devlet hizmetlerinin aksamaması için elzem hizmetlerde bulunan tüm personele öncelikli olarak aşı yapılmasını sağlamakla yükümlüdür. Aksi halde sağlığının risk altında olduğunu düşünen personel kendi önlemini kendi almak zorunda kalacak ve havacılık hizmetleri aksamaya başlayacaktır.

Duyuru kategorisine gönderildi

Hükümet, Halka İhanet Ediyor!

Halk olarak hem ekonomik hem de sosyal bağlamda çok zor günlerden geçtiğimiz bu dönemde devleti yönetenlere düşen görev, bütün imkanlarını her zamankinden daha fazla ortaya koyarak halkının refahını sağlamaktır. Ancak UBP-HP hükümeti bu zor dönemde bile alıştığımız sermaye yanlısı politikalarından vazgeçmeyerek halkı ve halka ait kurumları kasıtlı olarak borç batağına sürüklemekte ve halkın alacağı hizmeti sekteye uğratmaktadır.

Bugün Elektrik kurumunun yaklaşık 800 milyon alacağı bulunmasına rağmen, halka hizmet edebilmek için sürekli borçlanmasına yönetenlerin gözyumması kabul edilebilir değildir. Nasıl ki halkımız kullandığı enerjiyi kuruşu kuruşuna ödüyor ve ödemediğinde elektriği kesiliyorsa, belli başlı kurumlar ve işletmeler de borcunu ödemesi ve ödemediğinde tıpkı halka yapıldığı gibi elektriklerinin kesilmesi gerekir.  Yasalar ve usüller herkese adil ve eşit çalıştırılmalıdır.

UBP-HP hükümeti bir yandan belli başlı kurumların ve  para babalarının ödemedikleri elektrik borçlarına göz yumarken diğer yandan halkına ihanet etmektedir. Elektrik Kurumu’nun tahsil edemediği her kuruş halkın cebinden çıkmakta ve en zor zamanda bile hem halka hem de kuruma yük olmaktadır. Bu bağlamda kardeş sendikamız EL-SEN’in haklı mücadelesinde her an yanlarında olacağımızı bildirir, hükümetin ilgili tahsilatlar konusunda bir girişim yapmaması halinde EL-SEN ile birlikte grev dahil tüm yasal haklarımızı kullanmaktan çekinmeyeceğimizi kamuoyuna duyururuz.

Duyuru kategorisine gönderildi

Hükümet ile Uzlaşımız Yoktur!

Ülkemizde Covid salgınına bağlı vaka sayısındaki hızlı artış nedeniyle sağlık sistemimiz zorlanmaktadır. Bu nedenle ülkeye giriş yapanların PCR sonuçları alınıncaya kadar devlet karantinasında kalmaları gerekmektedir. Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesinin kararları da bu yöndedir. Hükümete yaptığımız çağrı bu kararları dikkate alması ve ekonomik yapıyı da etkilemeyecek şekilde bir ortak zemin bulması yönünde idi.  Ancak Hükümet kendilerine verdiğimiz süre zarfında bizlerle görüşmemiş ve de başlattığımız grevi kamu yararı gerekçesiyle yasaklamıştır. Grevin yasaklanmasının ardından Başbakanlıkta yapılan toplantıda Sn. Ersin Tatar talebimize olumsuz yanıt vermiştir. Dolayısı ile halk sağlığı devletin güvencesinde değil halen kişilerin inisiyatifindedir. Bu inisiyatifin tehlikeli sonuçlarını da her gün basında izliyoruz. Sonuç olarak Hükümet ile herhangi bir anlaşmaya vardığımız doğru değildir.Ayrıca Hükümet’in anti-demokratik olarak sözde kamu yararı amacıyla grevimizi yasaklanmasını protesto ederken ilgili Bakanlar Kurulu kararını yargıya taşıyacağımızı kamuoyuna bildiririz.

Duyuru kategorisine gönderildi

Uyarıyoruz!

Çok yakında Doğu Akdeniz hava trafiğinin nerdeyse tamamını başarı ile yöneten bir Hava Trafik Kontrol Merkezi beceriksizlikten ve vizyonsuzluktan dolayı kapatılmak veya Türkiye’ye devredilmek zorunda kalacaktır. Nedeni ise UBP-HP Hükümetinin yaptığımız uyarıları dikkate almamasıdır.

Tekrar ediyoruz: Eğitimli personel sayımız her geçen gün hızla azalmaktadır. İcra edilen mesleğin riskine karşılık ödenen ücretin denk olmaması sürekli personel kaybı yaşamamızın en önemli sebebidir. Bu durum gerek personelin diğer meslek gruplarına kaçmasına gerekse adayların açılan münhallere ilgi duymamasına sebeb olmaktadır.

Sorunun çözümü için defalarca öneriler sunmamıza rağmen hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Hal bölye olunca personel sayısı kritiğe girmiş ve şu an hava trafiğinin normale dönmesi ile birlikte tam randımanlı olarak vardiya ekiplerini çalıştıracak personel sayısı bulunmamaktadır. Mevcut personel eksikliği ile tekrardan eski sisteme dönmek demek yeniden Kontrolörlerin dinlenmeye imkan bulmadan yorgun olarak göreve çağrılmaları demektir. Personelin günlerce aşırı bir biçimde ek-çalıştırılması hava araçlarının güvenliği açısından oldukça tehlikelidir. Bir an önce gerekli düzenlemeler yapılarak yeni personel alınmalı ve ülkemiz hava trafiği aksamadan sürdürülmelidir.  Aksi halde yeni bir KTHY vakasi bu Hükümet’in alnına yazılacaktır.

Duyuru kategorisine gönderildi

Hükümet Etmekle İrade Sahibi Olmak Aynı Şey Değildir

Bu ilk seferimiz değil, daha önce de bu güzelim adanın doğasını gerek sorumsuzca kullanımdan gerek kar hırsından dolayı defalarca yağmaladık. Koskoca dağları binlerce dönüm araziyi kül ettik. Ülkenin doğal güzelliklerinin, ekonomik çıkar uğruna yağmalanmasını teşvik eden partileri destekledik. Ülkemizde her sene yangın çıkmakta, ormanlar ve verimli alanlar yok olmaktadır. Yıllardır yetkililere anlatıyoruz ancak Kıbrıs’ın kuzeyinde Hükümet etmekle irade sahibi olmanın aynı şey olmadığı maalesef acı bir gerçek. Özellikle dağlık arazi yangınlarında en hızlı şekilde ve en kısa mesafeden ilk müdahaleyi yapabilmenin ancak kendi hava aracına sahip olmakla mümkün olabileceğini yıllardır anlatıyoruz. Sendika olarak çalışma yapıp en düşük maliyetle bu sorunu nasıl çözlebileceğini anlatan raporu Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığına önceden sunduk ancak hiçbir geri dönüş alamadık. Dünki yangında da açıkça görüldüğü üzere Türkiye’den veya Güney’den helikopter gelmesi bürökrasi ile birlikte en iyi ihtimalle üç saati bulmaktadır. Üç saat içerisinde yangın yayılacağı kadar yayılmış artık kontrolden çıkmış demektir. Bu nedenle dışardan gelecek yardım ancak destekleyici nitelikte olup ilk kritik müdahalede ise hala noksandır. Hükümet etme iddiasında olanların azacık irade gösterip önceliklerini belirlerken cami yerine hastahane, gözetleme kamerası yerine havadan yangına müdahale aracına yatırım yapmaları, kaybettiklerimizi veya kaybedeceklerimizi büyük ölçüde engelleyebilirdi. Ancak bu bir siyasi tercih ve irade meselesidir ve görünen odur ki daha öncekiler gibi UBP-HP Hükümeti’nin de ne böyle bir derdi ne de böyle bir iradesi vardır. Bu nedenle ciğerimiz dediğimiz ormanlarımız yanmaya, bizler de seyretmeye devam edeceğiz.

Duyuru kategorisine gönderildi

İki ay geçti, hala test yapılmasını bekliyoruz!

Toplumun çalışan kesimleri olarak küresel salgının başlamasıyla birlikte ekonomik ve sosyal yönden oldukça zor günler geçiriyoruz. UBP-HP Hükümeti aldığı yanlış kararlara virus salgınını da bahane ederek maalesef çalışanlara daha da zor günler yaşatmaktadır. Çalışanlar olarak Hükümete rağmen ayakta durmaya sağlığımızı korumaya çalışıyoruz. Tüm bu süreç boyunca Hava Trafik Kontrolörleri olarak görevimizin başında yirmi dört saat hizmet vermeye devam ettik. Karantina uygulamaları sebebiyle halihazırda eksik olan personel sayımız yarıya kadar düşmesine rağmen yoğun bir mesai ile çalışıp, hava yolu ile acil taşınması gereken kişi ve ekipmanların güvenli bir şekilde yurda girişini veya çıkışını sağladık. Bu süreç içerisinde Hükümet tarafından “çalışın merak etmeyin siz elzem hizmet sınıfındasınız, sizleri mutlaka ödeyeceğiz” şeklinde garanti verilmesine rağmen maaşlarımızı kesintili aldık. Zorla çalıştırma söz konusu olunca bir kararname ile “elzem olan hizmet sınıfı”, konu ödeme olduğunda maaşlardan kesebilmek adına ‘elzem olmayan’ hizmetlere konduk. Tüm bu iki yüzlü hamlelere rağmen ülkenin içinde bulunduğu durumdan dolayı sesimizi çıkarmadık. Karantina sürecinin başladığı Mart ayından beridir yazılı başvuruda bulunup hiçbir cevap alamadığımız Hükümet’ten, bu kritik hizmetleri yürüten Hava Trafik Kontrolörlerini hatırlayıp çalışanlara test yapmasını sabırla bekliyoruz. Bu süreç içerisinde çalışan alehtarı tavrından vazgeçmeyen UBP-HP Hükümetine her bekleyişin de bir sonu olduğunu hatırlatmak isteriz.

Duyuru kategorisine gönderildi

Zenginlere Sakın Dokunmayın! Yoksa Koltuklarınızdan Olursunuz!

Covid-19’un yarattığı ekonomik durgunluk ve KKTC’nin içine düştüğü mali kriz herkesin malumudur. Bu durum beklenen bir durum olup tüm dünyada devletler ekonomik tedbirler almaktadırlar. KKTC Hükümeti de bu bağlamda tedbirler alma yoluna gitmiştir.

Bu krizden çıkabilmek adına tüm kesimlerin elini taşın altına koyması gerektiği UBP-HP Hükümeti’nin ağzından düşmezken, elini değil başını taşın altına koyacak olanların yine emekçiler olacak olması ise kimseyi şaşırtmamıştır.

Ortada ülkemizin en güzel sahillerinin peşkeş çekildiği doğal güzelliklerimize bedavaya konmuş dev kumarhaneli ve binlerce odalı oteller, yıllardır bitmeyen tükenmeyen teşvikler ve vergi indirimleri ile semirmiş üniversite sahipleri, dünya zenginleri listelerine girmiş para babaları, alım garantili anlaşmalarla kaynaklarımızın akıtıldığı yandaş şirketler, milyon poundluk mevduatlarıyla süper zenginler dururken, Hükümet kesintiyi emekçiden yapmaya hiç utanmamıştır! Hükümet, vergisini doğru dürüst toplamadığı ve iş takibi, aracılık gibi kutsal hizmetler sunduğu sermayeye bıçağın kemiğe dayandığı bu durumda bile dokunmamaktadır! UBP-HP Hükümeti sayesinde ülkemizin zenginleri karını cebinde tutmanın keyfini yaşarken halka çerezlik yardımlar dağıtarak babacan sahte bir görüntü yaratmayı da ihmal etmemektedirler.

Unutulmamalıdır ki eğer bugün adamızda bu büyük krize rağmen hayat devam ediyorsa bunun sağlayıcısı, söz konusu taşın altında ezilen özel sektör emekçileri ve kamu görevlileridir. Ve yine unutulmamalıdır ki bu kriz günleri bir şekilde geçecek ve Hükümet ile emekçiler olarak tekrardan başbaşa kalacağız. Özellikle de seçim döneminde!

Duyuru kategorisine gönderildi

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Olağan V. Genel Kurulu Yapıldı

20 Şubat 2020 Tarihinde yapılan Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Olağan V. Genel Kurulu sonrası Yönetim Kurulu ve görevleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir;

Cem Kapısız, Başkan

Ali Rüzgar, Genel Sekreter

Yılmaz Çeliker, Mali Sekreter

Hüseyin Karaoğlan, Örgütlenme Sekreteri

Sinem Babacan , Eğitim Sekreteri

Milhan Beysoylu, Sosyal İşler Sekreteri

İrfan Derleyen, Basın ve Yayın Sekreteri olarak oy birliği ile göreve başlamıştır.

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Cem Kapısız, Genel Kurulda yaptığı konuşmada;

“Sivil Havacılık Dairesi, Hava Trafik Kontrol Şubesinde görev yapmakta bulunan Hava Trafik Kontrolörleri’nin, havacılıkta kritik öneme sahip oldukça stresli ve ağır sorumluluk gerektiren, özel bir eğitim ve nitelik gerektiren bir mesleği icra etmekte olduklarını ancak kontrolörlerin omuzlarında taşıdıkları bu ağır yüke rağmen emeklerinin ve fedakarlıklarının karşılığını alamamakta, standart lise mezunu bir memur ile aynı ücrete, Doğu Akdeniz Hava Trafiğini tek sektörle yönetmektedirler. Bu nedenle çalışanların motivasyonu, sürekli artan bölgesel hava trafiğinin yükü ile ters orantılı olarak azalmaktadır. Bu yük arttıkça yorgun olan personel isyan noktasına gelmektedir. Son yapılan 30 kişilik münhal fiyaskosunda görüleceği üzere kadroya sadece dört kişi alınabilmiş henüz bu personelin Hava Trafik Kontrolörü olabilmesi için gereken eğitim süreci bile başlatılamamıştır. Kaldı ki mesleğe başlayıp Ankara’daki eğitim sürecini atlatabilen az sayıdaki personel de süreç içerisninde görevi icra etmeye ve ağır sorumluluklar altına girmeye başladıkça çareyi başka dairelere geçmekte bulmuştur. Ülkemizde bu ücretlere bu mesleği yapabilecek kişi sayısı yok denecek kadar azalmıştır.

Devletimiz, son 5 yıl içinde iki kez, toplamda 45 kişilik Hava Trafik Kontrolörü münhali açtı ancak bu rakam içerisinden kontrolör olarak görev yapan sadece 6 kişi bulunmaktadır. Bu noktada Hükümet’i nerede yanlış yapıldığı konusunda durup düşünmeye davet ediyoruz. Aksi halde uluslararası havacılık standartlarını koruyabilmemiz mümkün olmamakla birlikte “Yeni Ercan Havalimanı’nı uluslararası direkt charter uçuşlara elverişli bir havalimanı yapacağız” şeklindeki söylemler sadece havada asılı kalacaktır.” dedi.

Duyuru kategorisine gönderildi