Hava Trafik Kontrolörleri Hükümeti Uyardı

Bir ülkenin hava sahası ve hava limanları, o ülke için muazzam bir gelir ve prestij kaynağıdır. Hava trafik kontrolörleri ise bu kaynaktan ülkeye gelir ve prestij sağlayan hizmetlerin birinci sınıfıdır. Bütün ülkeler gelişen havacılık sektöründe kendi kaynaklarını sonuna kadar kullanmakta, kendi hava sahalarında mümkün olduğu kadar iyi hizmet vermekte ve bunun karşılığını da almaktadırlar. Havacılıkta, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın yetkili mercilerinin Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti aleyhine yaptıkları dış politikalar, bu konuya verdikleri önemin bir göstergesidir.

Hava trafik kontrolörlüğü mesleği dünya çapında takdir görmüş olmakla birlikte en riskli ve stresli meslekler arasında en üst sıralardadır. Hava trafik kontrolörleri olarak bizler resmi tatil, hafta sonları, yılbaşıları ve bayramlar olmak üzere mesailerimizi, yıllardır ailelerimizden ve sosyal hayatımızdan fedakarlık ederek, 7 gün 24 saat kesintisiz, sorunsuz yürütmekteyiz. Ercan hava trafiği son yıllarda önemli ölçüde artış göstermiş ve Ercan hava sahasından transit geçiş yapan uçakların sayısında son 10 yıla oranla iki katı artış olmustur. Buna paralel olarak Ercan havalimanına iniş kalkış yapan trafik sayısı da rekor düzeylere ulaşmıştır. Bu yük gitgide kontrolörlerin sırtına binmekte ve zaten riskli olan mesleki koşullar daha da çoğalmaktadır.

Sendikamız Kontrolörlerin, özlük haklarının ve çalışma şartlarının uluslararası standartlara ulaştırılması ayrıca havacılık sektörüne ve de devlete ek gelir kaynağı yaratmak için bir dizi yapıcı ve uygulanabilir öneri hazırlayıp Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığına aylar öncesinden sunmuş bu öneriler Bakanlık yetkilileri tarafından da kabul görmüştür. Ancak defalarca hava trafik kontrolörleri sendikası olarak girişimlerde bulunmamıza rağmen Maliye Bakanlığı tarafından yasal mevzuatla ilgili hiçbir çalışma başlatılmamıştır. Sendikamız ne halkımızı ne de havayolu şirketlerimizi zor durumda bırakmak istememektedir. Ancak sürekli aldatılmaktan ve ülke faydasına olduğunu gösterdiğimiz uygulamaların hükümet yetkililerince kaale alınmamasından dolayı, hem kendi hem de ülkemiz sivil havacılığının geleceği için ciddi endişeler taşımaktayız.

Hava trafik kontrolörleri sendikası, herhangi bir siyasi oluşum ile yakınlık veya dayanışma içerisine girmeden, hava trafik kontrolörlerinin çalışma koşulları ile birlikte mesleki ve özlük haklarının ileriye taşınması amacıyla kurulmuştur. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nda gerçekleştirilen son toplantı sırasında KKTC’nin en büyük sendikalarından birisi olan KTAMS’ın yaptığı talihsiz açıklamalar sendikacılık anlayışına sığmamaktadır. Yıllarca sendikacılığa emek vermiş tecrübeli yönetim kuruluna sahip olan KTAMS’a, bir sendikanın en temel görevinin, “üyelerinin hakları ve refahı için gerekli çalışmalar yapmak” olduğunun hatırlatılmasının sendikamızın görevi olmadığını düşünmekteyiz. Altını çizmek isteriz ki, Sivil Havacılık Dairesi Hava Trafik Kontrol Merkezi’nde %90 oranında örgütlü sendika Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası’dır. KKTC Ulaştırma Bakanlığı’nda yetkili olan TEL-SEN ile de uyum içerisinde çalışmaktadır. Hava Trafik Kontrol Merkezi’nde çalışan arkadaşlarımızın hakları ile ilgili görüş, öneri ve yorum yapma hakkı sadece hava trafik kontrolörler sendikası’na aittir.

Geçen yılki görüşmelerde KTAMS bizim adımıza yönetim kurulunda bu talepleri onaylayıp savunurken hiçbir ekonomik kriz yoktu da, biz sendikadan ayrıldıktan sonramı kriz çıktı? Sırf KTAMS’tan ayrılıp kendi sendikamızı kurduğumuz için, her türlü platformda önümüzün bir şekilde sürekli kapatılmaya çalışılması hangi sendikacılık anlayışına sığmaktadır? Hükümet ile işbirliği yaparcasına, yılların sendikası olan KTAMS’ın yapmış olduğu bu ard niyetli ve gerçeği saptıran açıklamaları Hava Trafik Kontrolorleri Sendikası olarak kınadığımızı ve KTAMS yönetim kurulunu dedikodularla değil, gerçekleri detaylı araştırarak hareket etmeye davet ediyoruz.

Sivil havacılığın ne kadar ciddi bir hizmet olduğunun farkında olmakla birlikte, ilgili bakanlıklarla yapılan bu görüşmelerin sonuçsuz kalmasından dolayı önümüzdeki günlerde olabilecek herhangi bir eylem, grev veya iş yavaşlatılmasından dolayı yaşanılabilecek rötar veya sefer iptallerinin sorumlusunun sendikamız değil, hükümet edenlerin ve yanlış uygulamalara çanak tutan sivil kuruluşların olacağını halkımıza üzülerek beyan ederiz.

Yoruma kapalı.